30 Temmuz 2010 Cuma

Homo-Deo Sapien

Homo Sapienler, basit anlamda her ne kadar dünya üzerinde kapladıkları alan bakımından ele alındığında, nefes alan herhangi bir canlıdan farklı olmasa da, düşünebiliyor olmaları sayesinde, çeşitli farklar yaratmak yükümlüdürler.

Örneğin dışarısı 40 dereceyken terlemek insan da olsanız hayvan da olsanız normaldir. Terliyor olmanın doğal sonucu olarak, deodorant kullanmayan bir canlının kokusunun nasıl olacağı, anlatılmaz yaşanır. Elini kaldırıp iki deodorant fıslatamayan domuzun kokması normaldir, ancak insanın domuz gibi kokması normal değildir. Eğer burnunuzu koltukaltınıza dayadığınızda isimlendiremediğiz bir hayvanın kokusunu alıyorsanız, o dakika üzerinizdeki tüm kıyafetleri çıkarıp beyaz slip donunuzla kendinizi en yakın ormana atıp Jane inizi beklemeye başlamanız en doğru hareket olacaktır.

Tırnak hem insanlarda hem hayvanlarda mevcuttur. Hayvanlar tırnaklarını korunmak, savaşmak, iş görmede yardımcı olmak için kullanırken, insanlar zamanla tırnaklarını kapı tıklatmak, küçük tırnağı uzatmak suretiyle kitap sayfası çevirmek, paket açmak için kullanmaya başlamışlardır. Eşek toynağı ile insan tırnağı arasındaki fark; manikürdür. İlla manikür olmak zorunda değildir, genelleme yapmış olmama aldanmayınız. Tırnakların düzgünce kesilmiş içinde pislik barındırmayan halleri mübahtir. Hayatta hiç oje, tırnak makası, pedikür görmemiş ayaklara giyilmiş topuklu ayakkabılar yerine kırmızı ojeli eşek toynakları daha seksidir. Aşağıya baktığınızda gördüğünüz manzarayı en son national geografic teki orangutan belgeselinde görmüşseniz, önceki paragrafta anlattığım sevgiliniz sizi çağırıyor demektir, aman geç kalmayın.

Diş mevzusuna da gireyim mi? E hadi eksik kalmıyım. İnsanlar için diş fırçası MS 500'lerde icat olmuş. Ancak bu icattan haberi olmayan, dişlerinin arasında yumurta kalıntılarıyla gezen siz bakteri krallarına nacizane tavsiyem; sizi bu saatten sonra diş fırçası paklamayacağından, bulaşık teline sürülmüş cifle dişlerinizi sürtmeniz olacaktır. Böylece sokak köpeğinden daha öpülebilir bir ağıza ulaşabilecek, küf bağlamış diş aralarınızdaki ferah ve temiz nefesi başta yadırgasanız da zamanla alışacaksınız.

Bi de sesin dozajı önemlidir. Kurt babanın gece sürüsünü çağırmak için kullandığı ulumaya benzer bir şekilde "aluuuuuu" diye telefonla konuşmak, kurt olmayan bir canlı için aynı karizmayı yaratamayacak, biz insanlar için size fındık fıstık atma isteği yaratacaktir, dikkatli olunuz.

7 yorum:

keLebek dedi ki...

Sin,
oldukça öğretici ve acı gerçekleri ortalara döken bi yazı olmuş.klavyenee saglık canımm
sözlükte dendiğiii gibi
kız haklı beyler :))

ama tüm yazdıkların gözümde canlandı.öğle saatii.püfh neisee :D

Aslı dedi ki...

Afiş yapıp birkaç yere asmak, bazı kişilere ev hediyesi olarak çerçeveletip götürmek istiyorum!

bokbocesii dedi ki...

Ben ofis binasına asmak istiyorum

Diyetisyen Aslı Kınsız dedi ki...

ıyyy tam ara öğünümü sütümlen diyet büsküütümü yiyodummm

öle insanlar heryerde kuzum en iisi onları görmemek sinir olmamak :)

KabaKulak dedi ki...

"o dakika üzerinizdeki tüm kıyafetleri çıkarıp beyaz slip donunuzla kendinizi en yakın ormana atıp Jane inizi beklemeye başlamanız en doğru hareket olacaktır."

Hadi bi tek beyaz slip donla değil de üstünde bir de sütyen olsun. Emme var öyle Tarzanlara gelesice Jane'lerde dimi?

bokbocesii dedi ki...

olmami? onlara da toynak bolumunde degindik

MarjoOnTheBlog dedi ki...

Ahahah bu yazıyı çoğaltıp tüm IETT otobüslerine, metrolara ve bilimum toplu taşıma araçlarına asmak istiyorum!