23 Mart 2011 Çarşamba

Herşeyi kendime zehir edebiliyorum..evet

Ben öyle bir yaratığım ki harcadığım sağlam bir para sonrası hayatı kendime zehir etmeye bayılıyorum.O harcanan şey çok gerekli olabilir ya da olmayabilir hiç önemli değil.Aldığım zıvırın fiyatını, asgari maaşın bilmem kaçına ya da Afrika'daki aç çocukların 100 günlük yemek masraflarına kıyaslayarak hayatı kendime zehir ediyorum.Pek tabiki bu noktada kendime bir panzehir arıyorum ki o da pek sevgili şöjlüm oluyor.

Aylardır beklediğim büyük an bugün vuku buldu, 8 Temmuzdaki Bon Jovi konserinin biletleri satışa çıktı.Açtım biletixi , bilet fiyatlarını görünce ufak çaplı bir titreme yaşadım önce.Uzun süre bilet fiyatlarına bön bön baktıktan sonra şeytanın dürtüşüne geldim,ucuz olmayan biletlere elim gitmeye başladı.Çünkü;

-Bon Jovi geliyor ulan boru mu? Gençliğimin soundtrack ı adamlar.Ömrümün her evresinde bir albümleri var.Şu postu bile these days i içimden söyleyerek yazıyorum.Mutluluktan delirmek üzereyim.

-Adamların yaşı annemden büyük.Bunlar bir daha böyle zor hoplayıp zıplarlar.

-Ben de çok küçük değilim.Bir dahaki gelişlerinde muhtemelen totom şimdiki kadar küçük olmayacak.Sevgilimin sırtına çıkmam ikimizin de bel sağlığını tehlikeye sokacak.

-Kazık kadar olup hala istediğim paraları kazanamıyor olsam da anam-babam yardımına arada bir ihtiyaç duysam da üç beş kuruş kazanıyorum, kendime bu kıyağı çekmek istiyorum.

-İstiyorum işte istiyorum , istiyorum..

Kendi kendime bunları tekrarlarken pek sevgili sevgilimi arayıp dedim ki "tut beni sevgilim, 2 tane bilete efsane para vermek üzereyim" Tam bu esnada beklenmeyen bir şey oldu, beni dürten şeytan telefonun tellerinden geçip sevgilimin sol kulağından içeri girmek suretiyle kendisine "al sevgilim" dedirtti.Beni engelleyeceğinden çok emindim-ki bu iyi birşey-heralde ki "gerçekten mi?" diye sorma gereği hissettim.Neredeyse cevabı bile beklemeden web sitesine geri dönüp satın al tuşuna bastım, kendimi hem maddi hem manevi olarak bitirdim.Şimdi içimde bir oyuk var.Nefes aldıkça böğrüme böğrüme batıyor.Sakinleştir beni ey seyirci.

Çok gerzek şeylere çok gerzek paralar verebiliyorum ama çok gerekli şeylere o paraları verirken de böyle vicdan azabı çekiyorum.Formatım yanlış benim.İnşallah gelinliğimin altına Louboutin seçerken de böyle vicdan azabı çekmem.Zira gelinlikten önce ayakkabı alma telaşı içindeyim.Hayatımda tek bir tane Louboutin'im olacaksa o da gelinlikle olmalı.Budur.

*Photo Jon Bon Jovi by Timothy White, 1988, London.

4 yorum:

Somethin'Special dedi ki...

Ortaokuldayken cüzdanımın fotoğraf bölümünde bulunurdu sayın Jambon Ali :) (Hatırlar mısın Blue Jean esprisi)
Dün akşam bilet almak istediğimizde, ben çimlerden izlemem yeaaa dememle, öbürü de pahalıymış yeaaa demem aynı ana rastlar, ama bak özendim şimdi. İyi etmişsin be tatlım! Sefan olsun!

seciloc dedi ki...

hayatımda ilk defa bir konser e 550 milyon vermeyi çokkkkk ciddi olarak düşünüyorum, her an bir çılgınlık yapabilirim :)))))))))))) sanki o para zaten bana yar olmayacakmış gibi geliyo konsere harcamazsam :DDD

basak ve onder dedi ki...

hayat çok kısa pişman olmaya zaman yok, yasadıkların yanına kar kalıcak, git ve çok eğlen. para kazanılır ama gençlik geri dönmez. nasıl için rahatladı mı? ama laf olsun diye değil aynı böyle düşündüğüm için yazdım:)

merve dedi ki...

Ben de senin gibiyim ya, alırım sonra da zehir ederim kendime.Ama aşmamız lazım bunu. Kendimizi şımartmanın bir zararı yok sanırım ki biz pek de şımartanlardan değiliz.Nelere ne kdr para harcayanlar var bi bilsek:D