6 Şubat 2015 Cuma

Happy Friday



Kendime bir blog daha actım. Orada anonim değilim. Ayan beyan hersey ortada.. mı acaba.Kendimi saklamadan yazmak filtrelemekmiş bir nevi. Filtrelemeden yazmak istediklerim burada olacak sanırım. Herşeyi başlıklandırmaya, gruplandırmaya çalışma huyum kahrolsun.

Annem şişirdi de beni, ondan buradayım. Telefon konuşmasına gayet cici cici başlamışken konuşmanın sonunda baya çemkirmeye başlamıştım. 23 dakika bana sadece şikayet etti. İşten, hayattan, İstanbul'un trafiğinden, kardeşimin evinden, paradan, babamdan (en büyük şikayet unsuru).. ama sadece şikayet etti. Benim de kafam bu kadar çok şikayetin hiç olmazsa birisine bir çözümle gelsin de devam edeyim diye çalışıyor. Çözüm yok şikayet var, nefret ediyorum genetiğimizden. Sonunda patladım. Anne dedim, bana tam 23 dakikadır sadece şikayet ediyorsun. Beni de bitiriyorsun, kendini de bitiriyorsun. Söylediğin herşeyi kulağın da duyuyor, o iş büyüdükçe büyüyor. Dedim çözüm bul ya kendine. İstanbul deme bana. Kardeşim orada yaşıyor, o bu hayatı seçmiş, sen iki gün gittin geldin işte. İşten bu kadar baydıysan, kapat işi otur evinde. Parasızlık sorunun varsa, sat malından mülkünden en kolay elden çıkarılacağı. Babamdan boşanmıcaksan, gel 3 gün bizde kal havan değişsin. Git pilatese, yogaya yazıl, 3-5 arkadaş edin.Yeter bi çözüm yarat ya..Şimdi bana diceksiniz ki sen ne biçim insansın, anaya kızılır mı? Yemin ederim telefonu kapatsın diye karnıma ağrılar giriyordu, elim alnımda konuşuyordum en son. Benim de bi sabrımın sınırı var.

Benim annem zor insandır. Too motherly dir. Hiç sevmem bu huyunu. Bu huya sahip insanları da bozarım çok kolay. İlerde too motherly olmama hayalim var, umarım gerçekleştirebilirim. Bu ne demek? Onu da açayım. Mesela ben hamileyken kusuyorum diye telefonda baya ağlardı, ben gelip sana yardımcı olamıyorum, uzağım sana derdi. O ağladıkça ben daha çok üzülürdüm. Anladınız mevzuyu, çocuğuma iyilik yapayım derken kötülük yapmak. İyiliğin bitip de kötülüğün başladığı bir nokta var ya, o sınırlarda dolaşmak sürekli. İyi bir huy değil bu, olmayın.

Babamla da ilgili çok sorunları var. Babamı sevmiyor değil bence ama çok şikayet ediyor. Benim de kocamın sevmediğim huyları var ama bu halde şikayet etmiyorum. 35 sene sonra ediliyor belki ama bilmiyorum. Bu kadar sinir oluyorsan uzaklaş o zaman diyorum ben de. Evde beraberler, işte beraberler. Git diyorum bi hayata karış. 3-5 arkadaş edin. Etrafındaki insan(lar) tescilli manyak. Ne birşey alabiliyor, ne birşey katabiliyor. Sürekli toksik bir hayat. Psikologa gidelim dediğimde ben suçlu oluyorum ondan sonra. Bu anlattığım herşeyle ilgili bana dert yanıyor. Ben psikolog oluyor, negatif enerji yükleniyorum, kafam ağrıyor. Şu an öyleyim mesela. Güzelim günümün içine sıçtı yemin ederim. Offf, anneme kızdığım için kendime kızıyorum, daha çok başım ağrıyor. Sizi de sıktım, negatif elektriğimi size de geçirdim, artık dağılabiliriz. Happy friday.

2 yorum:

sena dedi ki...

diğer blogunu da okumak isteyenler n'apıyor?

bokbocesii dedi ki...

hmmm.. sanırım bir yerlerde denk gelmeyi bekliyor :)